Sie sind hier: ANILAR  

ANILAR
 

KADIR SENTÜRK
TURGAY KUTLU
ÜNAL ÖZTÜRK
HANIFE KUTLU
YUSUF ÖZEL
FAZILET GÖKDEMIR


 


Köyden ayrılalı neredeyse 20 yıl oldu ama şu sayfalara baktıkça hala köydeymişim gibi hiSsediyorum...
Benim çocukluğum,sessiz sakin geçti.Fakat,Eğribucak Mahallesi olarak bayağı bir canlıydık.
Elif Nine’min (şimdi Nevzat Amca’m oturuyor) oturduğu evin avlusu genişti. Avluda,herekler ile derme çatma yapılmış At Arabsının yeri, yan tarafında da geniş bir samanlık vardı.Bir baştan bir başa ip çakerdik,akşamlara kadar okul dönüşünde veleybol maçı yapardık.Kimler yoktuki, nevzat,yusuf,mehmet,yavuz,yaşar,erol,kamil,bayram... daha sayamadıklarım, (şimdi herkes bir yerelere dağıldı) oynamayanlar da ekstra seyirci olur maçı seyrederlerdi,veleybol maçı ama ne maç,bağrış çağrış,hak getiere,iddialı da olurdu,neredeyse kıyamet kopardı.Tabiki ninemin kafası şişerdi o ayrı mesele... maç biterdi,artık karanlık çökmek üzeredir.yemeğini yiyen,Mehmet Emin Hoca’nın(Allah Rahmet Eylesin) evinin önüdeki kocaman uzun bir dal vardı,gelir orada otururdu.Akranlar,arkadaşlar toplanır, kimi sevgilisini görmeye,kimi başka yerlere, sokak sokak elindeki çekirdekle gezerdi. En son adres Harmanyeridir.Mutlaka birileri At tezeklerinden, harman kalıntılarından ateşi yakmış, günün türkülerinden sırayla söylerlerdi,sesi de güzelse gece saat geç vakitlere kadar devam ederlerdi.
Daha küçük yaştayken,Hacelli’nin dükkanın orada, yolun kenarında Dibek Taşı vardı, o zamanın gençleri,siyah geniş paça pantalon, beyaz gömlek üsten birkaç düğme açık,elde tesbih,kemerler tokalı,içenlerin cebinde Birinci sigarası... artık güç gösterisi başlardı,sırayla vur Allah vur keşkeğin dibine dibine,öyle bir de ahenk olurduki... yan tarafında da uzun mertekten çıngıraklı su kuyusu vardı,eğilip baktığında kendini suyun yüzünde görürdün, sonra sonra ne su kaldı ne kuyu...
Yolak Kavağı, Çoncular hala duruyor mu bilmem, son geldiğimde gezip göremedim. Köyümüz hakikaten güzeldi... hani biz Yüreğil’lilere ’’Soğancı’’ derler ya, aynı öyle kalmış köyüm.
O günlerden bu günlere çok şeyler değişti.Ne çalgılı sazlı gece kınaları kaldı,Ne Akdireçli Arap, Ne Kirkit sesi, ne de avlulardan gelen çamaşırı döverken gelen tokmak sesi.Baki kalan hasret oldu...
saygılarımla...

Kadir ŞENTÜRK
GÜZELYURT POLİS MÜDÜRLÜĞÜ
GÜZELYURT / K.K.T.C 



(.

((................. BASA DÖN


 


Çocukluğumda kimi zaman köyümüze gelirdim bir süre dedemlerde kalmak için. Çocukluk bakışı ilemidir nedir bilmem? hafızamda hala o yıllara ait ilginç ve yıllarca unutamayacağım kompozisyonlar, resimler kalmıştır..
Çocukluğumda gördüğüm köy kahvesinin önündeki küçük havuzcuktaki gazoz (cincibir,hayat,fruko...) şişelerinin pırıl pırıl parlamasını köyün ortasından geçen tatar arabalarının seslerini, akşam olduğunda mandaların adeta resmi geçitteki gibi mahmur yürüyüşlerini seyyretmeyi, kuyulardan su çeken kocaman mancınığın gıcırtısını, bakır kaplardan süzüle süzüle buz gibi su içerken bakracın üstünde kendimi seyretmeyi, pudradan daha içce yol tozlarında tozuta tozuta yalınayak yürümeyi, dedemin fitil ile çalıştırdığı Aiberti mazotlu su motorunun çalışma seramonisini, pompadan çıkan gürülgürül suda ayaklarımı yıkamayı, dalından yeni koparılan buğulu ve sıcak üzümün tadınıkavaklardan çıkan rüzgar hışıltısını, misfir odalarındaki beyaz ak toprak badanasının, kök boya halıların, ve ayvanın kokusunu, avluda sundurmada yürürken tahtalardan gelen gıcırtıyı, evin bahçesinde mısır ütmeyi,
caminin minaresindeki merdivenlerden tırmanıp gök yüzüne çıkmayı, dedem düven sürerken arkasında sürünmeyi, sabah nenemin çalı süpürgesi ile su serpilmiş avluyu süpürmesini,
kuşluk vakti kokulu bakçe domatesi çömlek peyniri ve yufka ile yapılan kahvaltıyı, Abdurrahman eniştemin sıcak demir atolyesindeki ocağın kızıl korunu, sabah öten güvercinlerin "gugukku" seslerini, yaşlı insanların koca kapı önünde gölgenin en koyusunda kimi zaman yanlız kimi zaman koyu muhabbetin içinde oturmalarını, atolyelerden gelen halı dokuyan kızların kirkit sesine karışmış aşklarını anlatan türkülerini.... Daha bir çok şeyi o kadar özledimkiiii...
şimdi baktığımda köyümde bu özlediğim şeylerden geriye hiç birşeyin kalmadığını görmek çok üzücü....
Kalın sağlıcakla
yazmak isteyenler için e-mail adresim
turgay.kutlu@tofas.com.tr  



(

((................. BASA DÖN


 
Ya günes Basmakci yerine Gemis’ten dogarsa?

Nostalji bölümünde rahmetli Haci Memedimin Hocamin iki fotografi var. Birinde Adile teyzeyle görünüyor; hanimi. Allah gani gani rahmet eylesin; ona da Adile teyzeye de. Öteki fotografta galiba Yörük Alisi’nin Veli var. Ama asil önemlisi bir damat var ve onun sagdici. Damadi Memedimin Hoca giyindirmis olmali. Bu, bizim oralarin güzel bir adetidir.

Dügünümde beni de Haci Memedimin Hocam giyindirmisti.

Esgiden Yurel'den taa Gonya'ya duza gideleedi. Ganilaala.

Bi keresinde gine yola duzulmusle. Git Allah git, git Allah git. Neyse, Gonya ovasina vaamisla. Yesil, sulak bir yerde mola verip okuzleri salivemisle. Kendileri de cikinnaani acip aziklaani yimeye baslamisla.

Emme bi de ne gorsunne. Gonya'lila sokun etmis. Yumruklaani sallayip kufurlee ederekden. "Defolun ovamizdan len!" Yurel'lile alddan almis. "Len arkedes Ovanizi sirtimizda alip gitcek degiliz. Surda bir soluklaniyoz."

I-ih. Laf annnamamisla. Yurel'lilere garagucak dalmisla. Tekme, tokat, yumruk, isirik... Ee, bizimkinnen eli armit toplamiyo ya. Garsilik veemisle. Emme Gonyali'la sayica coook. Bizimkinneri pata kute dovuyo.

Yurel'li mollanin biriyse gaanisindan enmemis. Yimesine oole devam ediyo. Ara sira dizleenin ustune dogrulup "Simdi variyon ha! Simdi geliyon ha!" dermis. Akli sira Gonya'lilari gorkudcek.

Bi Yuregil'li gavgadan siyrilip gaanidaki mollaya gosmus.

"Bana bak, molla!" demis. "Vaaceksen va gari! Gelceksen gel! Bunna bizi dovuyo!"



Haaa. Gussun abam gelin olduuudu ya!
"Buba, poyraz dayisi dilkiye nasil yardim edee?"
"Garlari eridir, oolum, garlari."
"Haaa."

Goruldugu gibi haaa burda "Anladiiim," demek. Bununla ilgili olarak benim hatirima gelen olay su:

Ailenin kucuk bir oglu varmis, bir de gelinlik kizi. Kizin adi: Gussun. Oglanin adi onemli degil; Ali diyelim.

Yer sofrasini yazar, yemeklerini hep birlikte yerlermis. Ali, Gussun abasinin dizinin dibinde.

Cok severmis Ali, Gussun abasini.

Ama bir gun gelin olmus. Ugurlamislar onu yeni evine. Butun gun dugun telasi, konuk agirlama... yorulmus, acikmislar.

Sofrayi serip yemege oturmuslar. Ama Ali "Gussun abam!" diye tutturmus.
"Gussun abaaaa! Hadi yimek yiiiyoz!"

O odaya kosmus, "Gussun abaaa!" Yok. Bu odaya kosmus "Gussun abaaa!" Yok. Herkes habire yiyo. "Ulen," demis. "Abam yok; siz habire tikiniyonuz!"
Bi de biyik altindan gulmezlee mi! iste o zaman zink diye durmus. "Haaaa!" demis. "Gussun abam gelin olduuudu ya!"


YÜREGIL FIKRALARI
Bunu anam anlatti:
Gadinin biri bugdey gaynetmis. Bulgur etcek. Avliya sermis; garisdiriyor. Bi yandan da tavikla girmis sergiye. Ama gadinin arkasindala; gormuyo. Gadinin seherde okuyan bi oolu vaamis. O gelmis. Anasiyla lafliyo. "Valide," demis. "Muhallebinde bulbuller vaa." Oolan seherli ya, kibar ya. Bugdeye bugdey, taviga tavik diyemiyo. "Ana! Muhallebinde bulbuller vaa." "Oosun oolum, oosun." Oglan: "Ana! Muhallebine bulbulle dadanmis." "Dadansin oolum, dadansin." Oglanin ayaanin dibinde dirgen vaamis. Ustune basivemis. Dirgen hart diye ayaana batmis. Oolan: "Vay anaaam!" demis. "Hay dirgen gibi senin..." Gadin: "Efferim ooluma benim!" demis. "Dirgenin dirgen olduunu nasil da bilivedi!"

Bunu deste arabasinda babam anlatti: Kizil issi denen cehennem sicaanda dilkinin biri kendini golgeye atmis. Dili agzindan bi garis disarda. Gunese homurdanmis. "Vur dedilee oldur mu dedile. Etrafi boyle yakip gavurmanin aalemi vaa mi!" Gunes, "Kes sikaati!" demis. "Asil gar yaginca gorursun sen gununu. Dedemennen bile dona." (Dedemen: bobrek). Dilki guyruunu fissst sallamis, "Bos ver!" gibileeden. "Poyraz dayim vaa benim; poyraz dayim sag oosun!" Sordum: "Buba, poyraz dayisi dilkiye nasil yardim edee?" "Garlari eridir, oolum, garlari." "Haaa."

Sevgi ile,
Hasan Akcay

Ben Vadelen Iramazan’in Hasan.

Vade nenem tam bi Osmanli gadiniydi. Onun gocasi yani dedem ikisi de daha gebegencken savasa gitmis; dönmemis; nerde sehit oldunu kimse bilmiyo.

Bundan epey once ailecek Canakkale’yi görmeye gittik. Anam yanimizda. Dedemi aradik, bulamadik.

Nenemle bubam dedemi Yolak gavaana gada gecirmisle. Orda vedalasirken dedem "Aman oglum Iramazan," demis. "Aman olum! Anani gizdirma. Eli agirdir; seni cok döve."

Bazan bubam harman yerinde celik comak oynamis arkedeslénne. Nenem taa evden bi ünnémis. "Iramazaaaan!" Bubam comagi attigi gibi oyunu moyunu birakip gosamis eve. Tahir dayi, "Iramazan’a bak gari Iramazan’a!" dermis. "Anasindan nasil gorkuyor!"

Eyi emme korkmasin bakam bi! Nenem basamis sopayi. Bazan "Yapma!" diye akil veren olurmus. "Oglan cocunu bu gada dövmek eyolmaz," Nenem "Eyolur eyolur!" dermis. "Öleseee yer begenir; galirsaa el begenir!" 



(.

((................. BASA DÖN


 
Sizlere Yüregil hatiralarimi ara ara bu sayfaya aktaracagimi yazmistim son yazimda.Bugün biraz yazayim diye düsündüm...

Yirmi sene önce yüregile geldigimde ogüne kadar hic görmedigim, yasamadigim bir ortamda bulmustum kendimi. Hersey ve herkes degisik geliyordu bana...
Tabiiki hayatinda hic köy ortaminda yasamamis birisi olarak buradada ilginc izlenimlerim ve yasadiklarim oldu.
Yetiskin bir kisi olarak ilk defa kazanla su kaynatilarak nasil elde camasir yikandigini ve sobanin nasil yakildigini gördüm ve sanirim biraz da ögrendim...(ben cok kücükken kendi annemin Denizlideki evimizde de elde camasir yikadigini ve soba yaktigini hayal meyal hatirlar gibiyim).

Soba yakmasi bana cok mesaketli geldiginden dolayi bunun kolayini ögrenmek istedim,kolonyayla ve biraz kagitla odunlari tutusturmayi gösterdiler bana, denedim ve basardim ama baktimki soba uzun süre yanmiyor biraz alevlenip hemen yine sönüyor, bilmiyorum kac sise kolonya sarfettim bunun icin...sonra anladimki bu is sadece cirayla, sabirla, ve emek sarfetmekle olabiliyor...
Onun icindir yüregilde tatilimi gecirmek icin sicak mevsimleri secerim;-)

Bu arada Yüregilin kendine has konusma uslübunuda bahsetmeden gecmeyecegim.
Burada hic ogüne kadar duymadigim kelimeleri duydukca acaba ne demek istiyor bu insanlar diye az düsünmedim. Ama zamanla hepsinede alistim. En cok da beni güldüren "ZIBIN" kelimesiydi, bu kelimeyi hic duymamistim galiba, Kayinvalidem bir gün camasir yikarken bana "ZIBIN" lari getirde yikayayim dedi bende Sabun anladigim icin aramaya gittim ve tabiiki bulamadim, Anne bulamiyorum Sabunu derken yaninda Deterjan kutusunu göstererek bak Sabun yaninda dedim, "Hayir kizim Sabun degil ZIBIN dedim" ve sonra benim aval aval baktigimi görünce: " dogruya siz ZIBIN`a Göynek mi Gömlek mi diyorsunuz ya, ha iste onlari getirde yikayayim" deyince, hala daha hatirladikca döne döne sabun aradigima gülerim...

Bu arada aklima esimin Babaannesi olan rahmetli Hayriye ninecigim geldi, onunlada su yasadigimi hic unutmam.
Ninecigimizin yanilimiyorsam bir Camizi veya bir Inegi vardi, kayinvalidemlerinde evinin önünde Yonca olurdu, herhalde hayvanlara vermek icin yetistirdikleri bu Yoncadan, ninecigimiz kendi halinde bir cuval kadar kesip hazirlayip sirtina aldigi gibi evinin yolunu tutardi. Birgün ben bunun farkina varinca, yaslilara yardim etmem gerekiyor, kadincagizin cuvalini ben tasiyayim dedim. "Ninecigim sen yorulma ben senin cuvalini evine götüreyim" dedim, rahmetli dediki: "Hayir kizim sen bunu tasiyamazsin, senin icin cok agir bu, alisik degilsin olmaz", dediysede ben yardim etmekte cok kararli oldugum icin, cuvali sirtima aldiktan sonra "Eyvah! Naapcam ben simdi, cok agirmis ya!" diye gecirdim icimden, ama yigitlige vurdurarak zar zor evine kadar götürdüm Allah`tanki evi uzak degildide durumu ucuz atlattim Tabii Hayriye ninemiz ertesi gün yine geldi ve cuvalini yine hazirladi, tabii benden yardim edeyim diye "CIT" yok

Bugünlük bu kadar,

Hepiniz sevgiyle kalin...

Saygilarimla...

Fazilet



Sorseding ya (Hasan Akcay)

Kayinvalidem bir gün camasir yikarken bana "ZIBIN"lari getirde yikayayim dedi bende Sabun anladigim icin aramaya gittim ve tabiiki bulamadim,

"Zibin HANGIRDA?" diye sorséding ya. 



(.

((................. BASA DÖN


 


Sevgili Dostlar

Dost Kelimesi

Dost Kelimesi sizce ne ifade eder bilmem, ama biz Gurbette bir avuc Yüregilliler olarak Dostlugun doruk noktasini yasadik..
Yemek ve Icecek cesitlerinin sinirsizligin yanisira birbirimize sarf ettigimiz sözler "acaba karsikadi ne anlar, ne ifade eder" edisesini tasimadan Sohbetin tadini, lezzetini yasadik..
Gelecekte bu güzel Günlerin devaminin temennisi ile..

Saygilarimla
Hanife Kutlu 



(.

((................. BASA DÖN


 
TRAKTÖR MERAKIYLA BASLAYAN YOLCULUK
Yil 1986.Sicak bir yaz günü.O zaman Alkimde labarutuvarda calisiyorum.Elimizin boslugundan ,birazda cocuklugumdan beri merakim vardir,hep traktör sürmeye.Mehmet hafiz havuzlara su basan motorlarin mazotlarini dolduruver dedi.önce depodan bidonlara mazot doldurduk.4 kisi yola ciktik.Kore 1 havuzundaki motara mazotu doldurduktan sonra kore 2 ye dogru yola ciktik.Hizimiz belki 10 km yok.165 ligin sag yaninda hidrolik kaldirma kollarina bidonlardan mazot cekmek icin kullandigimiz hortumunu koymustum.hortum ayak basilan yere düstü ,bende alayim diye egildigimde direksiyonu saga dogru cevirmisim.yanimdaki diyarbakir`li elektirikcilerin yaninda calisan yusuf :yusuf yusuf diye uyardi .motor kore 1 havuzuna dogru gidiyor.ben donakalmisim.165 lik kore havuzunun setinden yanlamasina dogru inerken aklima ilk gelen 1979 yili olacak ,egri yolda traktör devrilmesi sonucu rahmaetli olan kumban Ramazan (ismail ceylan dayinin oglu) aklima geldi.Oglum yusuf gittin artik.Motor devrildi 4 teker havada benim sag bacagim dizimden asagisi motorun altinda.motor calisiyor ama gara gara duman cikariyor.tabi motor setten kaybolunca millet isini birakan motorun devrildigi yere gelmis.ben baktim bende bir zarar yok.önce su motoru bir istop edin yatak saracak dedim.165 liklerdede akü direksiyonun altinda .ters gelince akü istop cubugunun üstüne gelmis assilinmiyo.baktim mazot pompasi benden yanda onun kolunu bükerek motoru istop ettirdim.sonra 5-6 kisi motoru hafifce yukari kaldirdi ,iki kisi beni assilip motorun altindan ayagimi cikardi.bu olayin etkisinden iki ay kadar motor sürmedim.Ama cikacak kan damarda durmaz derler ya,beninde adim düdüd delisine cikmis,gene motor sürmeye basladim.
Bremen`den selamlar. 



(.

((................. BASA DÖN