 |
 |
 |
GÜZEL SÖZLER |
 |
|
|
Yediklerimiz psikolojimizi etkiliyor mu? YEDIKLERIMIZ
|
|
|
|
|
|
|
|
Hayvanın iyisi beden yeteneğiyle, insanın iyisi kişilik yüceliğiyle kendini belli eder.
|
|
|
|
|
BİR ARI DA, BİR SİVRİSİNEK DE MEŞGULDÜR, AMA ARI TAKDİR EDİLİR, SİVRİSİNEK EZİLİR.
|
|
|
BUGÜN KIMI, NEYI ELESTIRSEK ACABA?
|
Bir Ülkede Çok bÜyÜk bir ressam yaşıyormuş. Bu ressam, sanatının inceliklerini öğretmek iÇin kurs aÇmış.Devamini Okumak icin..
|
|
|
KURU YEMISIN FAYDALARI...
|
KURU YAMISIN FAYDALARI Herkesin sevdiği bir kuruyemiş vardır. Kimisi leblebiyi, kimisi bademi sever. Aslında bunları yiyerek vücudunuza iyilik ettiğinizi biliyor muydunuz? Devamini Okumak icin.
|
|
|
KANSERE YAKALANMA RIZKINI AZALTMAK ICIN...
|
Kansere yakalanma riskini azaltmak için hangi besinler tüketilmeli bunu öğrendim ve siz değerli ziyaretçilerimiz ile paylaşmayı düşündüm. Hemen belirteyim; yemek sofralarında sağlıklı tercihler yapmak sizi %100 kanserden uzaklaştırmaz. Bunu kimse iddia edemez. Ancak yakalanma risklerini minimum seviyeye indirebiliriz. Devamni okumak icin.
|
|
|
SIVILCE VE TEDAVISI
|
Anlatacaklarımın kesinklikle bir ilaç veya kimyasal madde ile ilgisi yoktur. Herşey tamamen doğaldır. Anlatacaklarım sadece bir formüldür. İnanın ki 100% etkili bir formül.Devamini Okumak icin...
|
|
|
NEDEN GAZLI GÖL??
|
Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi birimlerince tedavi amacıyla Termal merkezlere gönderilen hastaların şikayetlerinde %85-90 civarında bir azalma olduğu bildirilmektedir.Devamini Okumak icin...
|
|
|
HEPIMIZ BEYAZ ATLARIN ÜZERINDEYIZ
|
MİLLETİMİZİN eksilmeyen sevdâları aynı zamanda onun en vazgeçilmez dramıdır. Bu dram, bin küsur yıldır Batı’ya dönük yaşanır.Devamini Okumak icin...
|
|
|
KARDAN ADAM
|
Eğlenmek amacıyla insana benzetilerek yapılan kardan heykeldir kardan adam. Gözleri kömürden ya da zeytinden olabilir. Burnu için ise havuç kullanılır. Kolları daldan yapılır. Başına şapka giydirilir, koluna süpürge tutuşturulur.Devamini Okumak icin...
|
|
|
ESKILERMIYDI BASKA OLAN YOKSA BIZMI DEGISTIK
|
Hep söze başlarken bizler eskiden var ya der ve sohbetlerimizi öyle sürsürürdük. Acaba eskilermiydi başka olan yoksa biz işin kolayını seçip yeni başkalaşım deyip ayrı bir yol mu izlemeye başladık? Eskiden neler yoktu ki; Dostluklar bile bambaşkaydı, samimi, candan ve gerçekçi. Komşuluklar vardı sadece çay ve evde yapılmış kurabiyeye dünyaları değişmeyecek. Çat kapı gelindiğinde gözler parlar yürekler güp güp atardı. Atardı çünkü gerçek sevgiler ve dostluklardı onlar. Oyunlarımız vardı taşları üst üste dizerek onları topla yıkınca çığlıklar atan ve yine ebelenmeden onları üst üste dizmek için uğraş veren ve bundan da büyük zevk alan. Çelik çomak oyunumuz vardı kısa sopayı hafif bir oyuğun üzerine koyarak uzun sopayla havaya fırlatıp onu havada yakalamaya çalışan. Şimdilerin Amerikan beyzbolu gibi. Yakan top oynamanın tadı da bir başkaydı. Biz oynamıştık geçtiğimiz bayramda bütün aile olarak eskileri yad edercesine ve ne kadar zevk almıştık tüm kardeşler olarak hatta çocuklarımız bile ne kadar mutlu olmuşlardı. Yapmacıklık yoktu, hadi canım sendecilik ise hiç yoktu. Bakın şimdilere artık oyunlar internet denen canavarın üzerinden oynanıyor. Masalar kurularak ve kimseler birbirini tanımadan ve görmeden. Hele birde bayansanız bu masalara oturmaya kalkan seyreyleyin cümbüşü. hiç özlem duyduğunuz oldu mu anne ve babalarınızın hatta daha büyüklerinizin anlattığı oyunları oynamak için. Yoksa hadi canım bunlar da oyun mu deyip geçiştirdiniz mi? Ben 1970 li yıllarda gençlik dönemlerimi geçirdim. O yıllarla ilgili bir yazı buldum kimin yazdığını bulamadım ama çok sevdim ve sizlerle paylaşmak istedim. kim yazmışsa ellerine, yüreğine sağlık.İyi özetlemiş yeni nesillere o yılları… 1970′li yıllar… Asalet sıradandı, herkeste vardı. Zor okunan kitapları bile kolayca okurdu gençler. Kızların etekleri kısaydı, erkeklerin saçı uzun, ne fark eder. Kadının ruhuna bakılırdı, erkeğin kafasının içine. *** Ölüme kafa tutardı gençler, kimseyi lafa tutmazdı. Destansı öyküsü vardı her birinin. Gözaltına alındılar ama el üstünde gittiler mahşere. Herkes bir düşüncenin peşine takıldı. Oy karşılığı buzdolabının, bir torba kömürün peşine takılmadılar ya! *** İşçilerin adam yerine kondukları yıllar. Öğretmenlerin hayata katıldıkları mevsimler. İnsanlar aşk yumağı. Bedenler yere serilse de, ruhlar ayakta. Varsın gaz ve yağ kuyrukları olsun. Şimdiki gibi şerefsizlik kuyrukları yoktu ya… *** Mahalleler masumiyet beldesi. Camilerde siyasetin zerresi mevcut değil. Şarkıcılar parmakla gösterilirdi, her mahallede bir tiyatro. Futbolcular bile adam gibiydi. Radyonun başında dönerdi dünya. Bir televizyonumuz vardı, varsın sansürü olsun. Şimdiki televizyonlar gibi, zehir kutusu değildi ya. *** Bir kargaşa vardı yalan değil, bir kapışma… Labirentin bir ucu “Bağımsız Türkiye”ydi, öbür ucu “Milliyetçi Türkiye.” Karartma gecelerinde bile hepsinin rüyası aydınlıktı. 1970′li yılların gençliği, tuzağa düşmeyi bildiler ama sadece kendilerini yaktılar.. *** Bütün kötülüklerin anası 1980′dir. Ve ardından gelen Özal’lı yıllar! Haysiyetle yapılan sözleşme, yüreklerde bozulduktan sonradır ki…. Toplum da büyük bir hızla bozuldu. O yüzden, insanlar o yıllardan kalan bir şarkıyı bile duysa, kendilerini kaybediyorlar. Çünkü hepsi biliyor… Kaybettiklerinin, bir daha asla kazanamayacak kadar değerli olduğunu… Haydi kalın sağlıcakla.
|
|
|
Geri gitmek icin.....)
|